Afrika’nın Sömürgeleştirilmesinde Beşeri Bilimlerin Araçsallaştırılması
DOI:
https://doi.org/10.16947/fsmia.1050269Anahtar Kelimeler:
Afrika- sömürgecilik- ırk- beşeri bilimler- pozitivizmÖz
XVIII. ve XIX. asırlarda ölçülebilir yöntemlerle doğru bilgilere ulaşılabileceği ve bu doğru bilgi ile de toplumsal yaşamın düzenlenebileceği inancıyla Batı Avrupa’da ortaya çıkan bilimsel hareketler doğa, yerküre, insan ve çevresinin sırlarının gün yüzüne çıkarılmasına vesile olmuştur. Öte yandan o bilgiyle doğaya tahakküm etme ve onun sunduğu imkân ve kaynakları değerlendirme çabaları, dünyanın ve özellikle Afrika kıtasının sömürgeleştirilmesine doğrudan veya dolaylı olarak zemin hazırlayarak buna “meşruiyet” kazandırmıştır. Zira felsefe ve antropoloji ile başlayan doğa ve beşeri bilimler çalışmaları, ilk dönemde doğada ve yeryüzünde var olan canlı cinslerinin derlemesini yapmayı amaçlamışsa da zaman içerisinde bu canlı cinslerinin sınıflandırılarak hiyerarşisinin düzenlenmesine yönelmiştir. Pozitivizm akımının devreye girmesiyle, biyoloji ve sosyoloji bilimlerinde kaydedilen gelişmelerle, artık toplumların hiyerarşik şekilde ırklara ayrılarak birbirinden üstün oldukları ve birbirlerine karşı hak ve vazifeleri olduğu yönünde iddialar ortaya atılmıştır. Medeniyet bakımından ırkların en altında Afrikalı ırkın olduğunu savunan bu bilimsel çalışmalar, sömürgecilik ideolojisini hukuken ve siyaseten meşrulaştırarak XIX. yüzyılın sonlarında Afrika kıtasının medeniyet adına sömürgeleştirilmesine zemin teşkil ettirilmiştir. Bu makalede, ağırlıklı olarak eski kaynaklara atıf yapan Fransızca literatürden istifade edilerek makrotarih perspektiften XVIII. ve XIX. yüzyıllardaki söz konusu bilimsel çalışmaların Avrupa sömürgeciliğine nasıl hizmet ettiği irdelenecektir.
İndir
Yayınlanmış
Sayı
Bölüm
Lisans
Telif Hakkı (c) 2021 FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi

Bu çalışma Creative Commons Attribution 4.0 International License ile lisanslanmıştır.
FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi’nde yayımlanan yazıların yasal ve bilimsel sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazıların yayın hakkı Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’ne aittir. Derginin hiç bir bölümü yayıncının izni olmaksızın, elektronik, mekanik, fotokopi, kayıt yöntemiyle veya başka bir yöntemle çoğaltılamaz, bir veri muhafaza sisteminde saklanamaz veya iletilemez. Kaynak göstermek kaydıyla alıntı yapılabilir.





